Bedensel Engelli Bireyler Destek Eğitim

ÖZÜR GRUBUNUN TANIMI VE ÖZELLİKLERİ

Doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası dönemde herhangi bir nedene bağlı olarak iskelet (kemik), kas ve sinir sistemindeki bozukluklar sonucu, bedensel yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybeden, toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük yaşamdaki gereksinimlerini karşılamada güçlükleri olan, bu nedenlerle korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişiye bedensel özürlü; bu duruma yol açan durumlara ise bedensel özür denir. Bedensel özürleri nedeni ile sağlıklı kişilerden farklılaşan ve eğitim hizmetlerinden gereğince yararlanamayan bu bireylerde bilişsel, psiko sosyal ve duyusal gereksinimlerin yanı sıra hareket ve fonksiyonel yeteneklerin geliştirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Çeşitli nedenlerle kaba ve ince motor gelişim becerileri olumsuz yönde etkilenmiş bu kişilerin kendilerinden beklenen fonksiyonel hareket ve becerileri yerine getirmeleri değişik derecelerde kısıtlanmıştır. Bu duruma yol açabilecek ve sıklıkla karşılaşılan nedenler aşağıda kısaca tanımlanmıştır.

1.Serebral Palsi: SP (CP) şeklinde kısaltılmış olan bu hastalık grubu, gelişmekte olan beynin (gebeliğin başlangıcından ikinci yaşın sonuna dek) değişik nedenlerle zarar görmesi sonucu ortaya çıkan duyu, algı ve hareket bozukluğudur. Ortaya çıkan klinik tablonun ağırlığı, beynin zedelenme derecesine, hasarın yerine ve bireyin yaşına bağlıdır. Oluşan tablo ilerleyici değildir. Bu tablonun vücudun tamamını etkileyen şekli tetraparezi (kuadriparezi), daha çok bacakların etkilendiği şekli diparezi (dipleji), vücudun bir yarısının etkilenmesi hemiparezi, tek kol veya tek bacak etkilenmesi monoparezi olarak adlandırılır. Bu durum farklı şekillerde kendisini gösterir.

a. Spastik Tip: Kasın istem dışı sertliğini ifade eden bu durum; hareketlerin yavaşlamasına, harekette kontrol güçlüğüne ve çeşitli hareket kayıplarına sebep olur.

b. Atetoit Tip: Hareket ve pozisyonlara bağlı olarak kaslar bazen sert bazen de gevşektir. Hareketler istemsiz, yavaş ve sürüncemelidir.

c. Ataksik Tip: Duruş, denge bozuklukları, hareketlerde titreme ve koordinasyon bozuklukları ile karakterizedir.

ç. Hipotonik Tip(Gevşek): Tüm vücut kaslarında yaygın gevşeklik söz konusudur.

d. Karışık Tip: SP’nin farklı tiplerine ait özellikleri bir arada taşır. Çoğunlukla atetoid ve spastik tip birliktedir.

2. Merkezi Sinir Sistemini Etkileyen Dejeneratif, Metabolik ve Genetik Kökenli Hastalıklar: Motor gelişim geriliğine bağlı hareket ve fonksiyon kayıplarına yol açar. (Down

sendromu, Subakut sklerozan panensefalit, Joubert sendromu, Rett sendromu, Prader-Willi sendromu, Williams sendromu vb.)

3. Mental Motor Retardasyon (MMR) (Mental Motor Gerilik): Zekâ, duyu, algı ve motor bozuklukların çeşitli oranlarda bir arada görüldüğü durumu ifade eden genel bir başlıktır.

4. Doğuştan Kol Felci (Brakial Pleksus Yaralanması): Doğum sırasında kola giden sinirlerin zedelenmesine bağlı olarak ortaya çıkan, hareket ve duyuyu etkileyen felç tablosudur. Tek taraflıdır. Etkilenen kolda tamamen bir felç tablosu olabileceği gibi ağırlıklı olarak elde ya da omuz çevresindeki kasların zayıflığı ile de seyredebilir.

5. Omurilik Kapanma Defektleri (Spina Bifida-Meningomyelosel): Omuriliğin ve omurilik sıvısının dışarıya doğru kese şeklinde fıtıklaştığı ve bacaklarda tek ya da çift taraflı değişen derecelerde felçlere neden olan bir hastalıktır. Bazı hastalarda beyin omurilik sıvısının dolaşımının beyin içinde kapalı kalması sonucu beyinde birikmesi ve buna bağlı başın büyüdüğü (hidrosefali) görülebilir. Hidrosefali beyin gelişimini ciddi olarak engelleyebilecek bir durumdur.

6. Doğuştan Kas Hastalıkları: İskelet kaslarının yapısındaki bozulma ve buna bağlı ilerleyici kas güçsüzlüğü ile seyreden, doğumdan itibaren ortaya çıkan bir grup hastalıktır. Kas güçsüzlüğünün yanı sıra eklem sertlikleri, şekil bozuklukları ve ilerleyici sakatlık meydana gelebilir.

7. Travmatik Nedenli Merkezi Sinir Sistemi Yaralanmaları: Çoğunlukla trafik kazası, yüksekten düşme, ateşli silah yaralanmaları gibi kazalar sonucunda oluşmakta ve sinir sisteminde geçici ya da kalıcı özre neden olmaktadır.

8. Süreğen Hastalıklardan Kaynaklanan Motor Gelişim Gerilikleri: Doğuştan ya da sonradan oluşabilen, yaşam boyu devam eden ve /veya ilerleyici, ince ve kaba motor gelişim becerilerinde yetersizlik ortaya çıkaran durumları tanımlar (epilepsi, osteogenesis imperfekta ).

PROGRAMIN GENEL AMAÇLARI

Bu program ile bireylerin;

1. Normal motor gelişim basamaklarındaki becerileri kazanmaları,

2. Duruş (postür) ve hareket ile ilgili bozukluklarını en aza indirmeleri ,

3. Kaba ve ince motor becerilerini geliştirmeleri,

4. Günlük yaşam aktivitelerinde bağımsız hareket edebilme becerileri kazanmaları,

5. Bacak ve kollarını fonksiyonel bir şekilde kullanmaları,

6. Düzgün duruş ve hareket için gerekli duyu, algı, bilişsel ve motor bütünlüğünü sağlamaları,

7. Transfer ve yer değiştirmeye ve ilerlemeye yönelik (ambulasyon ) hareketlerini geliştirmeleri,

8. Yardımcı cihaz, araç gereç ve ekipmanı kullanma becerisi geliştirmeleri,

9. Gelişim basamaklarına uygun davranma becerisi geliştirmeleri,

10. Hareket yeteneğinin yanı sıra bilişsel, duyusal, psikolojik ve sosyal bütünlüğü geliştirmeleri beklenmektedir.

Özel Öğrenme Güçlüğü Destek Eğitimi

Eğer Çocuğunuzun Okul Öncesi Döneminde;

- Konuşmasında yaşıtlarına göre gecikme varsa,

- Birbirine yakın heceli kelimelerdeki, sesleri karıştırı-yorsa (su- bu gibi),

- Ayakkabı bağcıklarını bağlamada zorlanıyorsa,

- Sağ ve sol yönlerini karıştırıyorsa,

- Benzer sesleri karıştırıyorsa (f, v, b, m gibi),

- Temel sözcükleri karıştırıyorsa (inmek yerine çıkmak),

Eğer Çocuğunuz Okul Döneminde;

- Bazı harfleri yazarken karıştırıyorsa, ( p, b, d, g, h, y, z, s, u ) , (dağ, bağ)

- Bazı harfleri ters yazıyorsa ( b/d u/n p/b)

- Yazarken bazı harfleri ekliyor ya da unutuyorsa,

- Hecelerin yerini değiştirerek imla hataları yapıyorsa (file, elif)

- Saati, çarpım tablosunu, günleri ve ayları öğrenmede güçlük çekiyorsa,

- Sayıları eksik ya da fazla yazıyorsa ( 324 sayısını 30020, 286 sayısını 200806 olarak yazıyorsa).

ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ ÇEKİYOR OLABİLİR!!!!

Özel Öğrenme Bozukluğunun Çeşitleri:

1- Disleksi(okuma sorunları): a)disfonik disleksi: İşitsel kavrama ve ayırt etme becerilerinde bozukluk vardır. Dil ve sözlü ifadelerde güçlük çekerler. b)disidetik disleksi: Zihinde canlandırma yeteneği bozuktur. Harflerin sıralanışını karıştır, ters çevirir, günleri ayları sırayla söyleyemez.

2- Disgrafi(yazma sorunları): P,D,B,C,H,Y,S,Z,U gibi harfleri yazarken karıştırır ve ters yazar. Bazı harfleri unutur bazılarını fazladan ekler.

3- Diskalkül (matematik sorunları): Sayıları bozuk yazar, sıklıkla yer değiştirir, işlemleri bozuk sırada yapar, geometrik ilişkileri kavramada zorlanır, aritmetik sembolleri tanımada zorlanır.

Bu çocuklarda öğrenme ve algılama bozukluğu olduğu için okulda güçlük çekmelerine neden olur. Çoğunlukla sınıf arkadaşları ile anlaşamazlar. Belirgin bir özrü olmadığı ve normal çocuklar gibi göründükleri için anlayışlı davranışlarla karşılanmazlar. Okumayı öğrenemedikleri için “Tembel”, yazıları düzgün olmadığı için ”Beceriksiz” diye tanımlanır. Öğretmenler çoğu defa bu çocukları tanımlarken “DİKKATSİZ, ÇOK HAREKETLİ, ÇALIŞMIYOR, DERSTE BAŞKA ŞEYLERLE İLGİLENİYOR” sözlerini kullanırlar.

Bu çocuklar, normal zekâya sahiptirler ama okuma yazmayı öğrenmede, harfleri ve sembolleri hatırlamada zorluk çekerler. Harfleri ters çevirirler ( “bal” yerine “dal”, “sil” yerine “zil”, “kapı” yerine “sapı” gibi) veya kelimelerdeki harflerin sırasını değiştirirler(“için” yerine “çini” gibi). Heceleme hatası yaparlar. Yazılarını okumak çok zordur. Düşüncelerini ifade etmekte zorluk çekerler. Bazen unutkan olabilirler; Okulda kalemlerini, defterlerini ve ödevlerini unuturlar. Sakar ve dalgın olabilirler.

Bu çocuklar; dünü bugünü karıştırırlar. Saati öğrenmekte ve zaman kullanmakta güçlük çekebilirler. Çoğu dağınıktır; masaları, çantaları düzensizdir. Hareketsiz, sakin oturmada ve dikkatlerini toplamada çok güçlük çekerler. Bütün bu şeyler onun öğrenmelerini ve başarılarını olumsuz etkiler. Matematik sorularını siz sorarsanız çözebilirler ama kendileri okuyarak algılayamaz ve çözemezler. Çarpım tablosunu öğrenmede güçlük çeker. Sayıları, sembolleri karıştırırlar. Görsel algılama ve organizasyon güçlüğü nedeniyle toplama yerine çarpma yaptıkları, toplamaya soldan başladıkları görülür. Sağı solu, doğuyu batıyı, yönleri karıştırırlar. Bazen tamamen ters yazabilirler.

ÖZGÜL ÖĞRENME BOZUKLUĞUNUN NEDENLERİ

Öğrenme güçlüğünün nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte bilim adamları tarafından desteklenen bazı bulgular vardır.

1- Beynin Hatalı İşleyişi: Öğrenme güçlüklerini beynin zedelenmesi sonucu oluşan tahribatların oluşturduğu düşünülmektedir.

2-Biyo-Kimyasal Bozukluklar: Fizyolojik ya da biyo-kimyasal bozukluklardan dolayı öğrenme güçlüğünün oluştuğu öne sürülmektedir.

Ayrıca vitamin eksikliği, alerjiler, genetik eğilimler, kan uyuşmazlığı, oksijen eksikliği, doğum aletlerinin yol açtığı yaralanmalar, beyin hasarı, çarpma ve tümörler gibi doğum sonrası etkenlerin öğrenme güçlüğüne neden olabileceği düşünülmektedir.

0-6 Yaş Aralığındaki Belirtileri:

Konuşmada gecikme, Kelimeleri yanlış söyleme ,Kelimeleri bulmakta güçlük ( örneğin; tencere demek istediğinde “yemek pişirilen şey” diyebilir)İlgilenmediği aktivitelere karşı ilgisiz olma, sayı sayarken sırasını karıştırma,renk kavramını öğrenmekte zorluk,renkleri karıştırma,kendi ya da başkasının sağını solunu karıştırma, kavramlardaki zıtlıkları öğrenmede sorun yaşama,Benzerlikleri kolay fark edememe,ellerden birinin baskınlaşmaması(sağlık-solaklığın olmaması) , ince motor becerilerde yaşıtlarından zayıf olma, yönergelere(bak,gel,al..gibi) dikkat edememe, Sözcüklerin harflerini değiştirmek ( portakala porkatal, makasa kamas gibi), oyunlardan çabuk sıkılmak, Kafiye bulmakta zorlanma (şeker-teker gibi), sanki aynadan yansırmış gibi şekilleri,harfleri ve sayıları ters çizme, Boyama yerine karalama yapma, gibi şekilleri basit şekilleri kopyalayamama(daire kare üçgen), Taşırmadan boyama yapamama, Bisiklete binme gibi ardışık motor faaliyetleri yapamama, Çabuk sıkılıp, yarım bırakma, genelde ayakkabı,tişört,eldiven gibi giysileri ters giyme

İlkokul Dönemindeki Belirtileri:

Zekanın normal ya da normal üstü olması, Okul başarısında gösterdiği performansın beklenenden düşük olması, öğrenme, okuma gerektirmeyen derslerde çok daha başarılıyken okuma gerektiren derslerde daha az başarı göstermesi, olması gerekenden daha yavaş okuma, heceleyerek okuma, harfleri yazarken ve okurken karıştırabilme (ou-oö-uü-öü-pb-bd-sş gibi). Bazı heceleri ters okuma (el-le, eli-ile.. gibi). Yazarken kelimeleri ters yazma, Okurken ve yazarken harf, hece atlama, Kelimenin sonlarını uydurarak yuvarlayarak okuma, okurken noktalama işaretlerinde duraklamama,özellikle okumaya karşı isteksizlik, Başkasının okuduğundan daha iyi anlama, Okuma-yazmayla ilgili ödevlerinden kaçınma,Yazarken noktalama işaretlerini atlama,Yavaş yazma,okunmakta zorlanacak şekilde bozuk bir yazı ile yazma, Tahtada yazılanları defterine geçirmekte zorlanma,Ödevlerini eksik alma, Ödev yapmakta isteksizlik, Ödev yaparken sık yardım isteme, ,Sık sık dört işlem hatası yapma; -,+,x işaretlerini karıştırıp çıkarma yerine toplama, toplama yerine çarpma yapma,Sayıları tersten okuma (16-61..gibi), Çarpım tablosunu öğrenmekte büyük ölçüde zorlanma, Bölme işlemine ters yönden başlama, Kendine göre kısa metodlara başvurma, Kafadan işlem yapmaya çalışma, toplama işlemine ters taraftan başlama, eldeleri unutma, Günleri, ayları sırasıyla saymakta zorlanma, Alfabeyi sayarken sırasını karıştırma, Olay ya da öyküleri sıralamakta güçlük çekme, Yolunu bulmakta zorlanma, Jest ve mimikleri anlayıp yorumlamakta zorluk,Yanlış yapmaktan korkma, Mesafe tahminin yapamama, karıştırma; Yıl, ay, gün gibi kavramları karıştırma (hangi gün,yıl ,ay, mevsimde olduğumuzu bilmeme)

Okumayı öğrenebilmek için:

• Çocuk önce objelerin isimlerini öğrenir, sonra bu isimlerin yazıldığı sembolleri(harfleri) öğrenir.

• Görsel olarak sembolleri ayırt etmesi yetmez, harflerle sesler arasındaki bağlantıyı kurabilmelidir.

• Okumayı öğrenmek çağrışımlar yapabilme becerisine bağlıdır.

• Okuduğunu anlarken görsel ve işitsel imajlar ve bunların anlamları arasında çağrışımlar yapılmalıdır.

Yazmayı öğrenmek için

• Araç(kalem) kullanarak sembollerle dili ifade edebilme becerisinin,

• İnce-motor becerinin,

• El-göz koordinasyonunun,

• Sıralama becerisinin,

• Dikkatini bir iş üzerinde yoğunlaştırabilmenin,

• Görsel, işitsel, mekânsal algının yaşına uygun olgunlukta olması,

• El tercihinin yerleşmiş olması gerekir

Görsel Algılama Becerilerini Geliştirme Yolları

Eşyaları sınıflandırma faaliyetleri; (eşyaların renklerine, büyüklüklerine, cinslerine göre kümeleme)

Ayırt etme faaliyetleri; bu çalışmalar resimler, geometrik şekiller ve desenli malzemeler kullanılır.

Hafıza oyunları: bu oyunlarda değişik tip eşyalar kullanarak bunların çocuğa neyi hatırlattığı veya bunları görünce ne hissettiği sorulur.

İşitsel Algılama Becerilerini Geliştirme Yolları

Gözlerini kapayarak hatırlatma oyunları oynatma ( El çırparak “ellerini kaç defa çırptım” diye sorunuz.) Hatırlatma oyunları iki, üç veya dört etaplı olabilir. Mesela “mavi kitabı al, masanın üzerine koy.”

Cümle tamamlama oyunları (“sirkte neler işittin? İlk defa ne işittin ve sonra işittiğin neydi?”

Tanıma, ayırma ve lokalizasyon (geldiği yeri belirleme) faaliyetleri; su sesi, kapı sesi(çarpma şeklinde) köpek havlaması, kedi miyavlaması gibi her gün her yerde duyulabilen sesleri kullanarak “bu sesleri tanıyabiliyor musun?” “hangi seslerin aynı ve hangilerinin ayrı olduğunu” “bu seslerin hangi taraftan geldiğini” söyle bakalım.

Değerlendirmenin 3 hedefi olmalıdır:

1. Güçlükler(görsel/ işitsel algı, motor koordinasyon, sıralama, organizasyon, hafıza)

2. Farklılıklar

3. Tutarsızlıklar belirlenmeli.

Tek başına hiçbir yöntem yeterli veri sağlamıyor. Tanıda mutlaka aile ve öğretmenle işbirliği yapılmalı. Değerlendirme anne-babayla, çocukla, varsa okul rehber öğretmenleriyle görüşülür. Hangi alanlarda bozukluklar olduğunu saptamak amacıyla çeşitli test tekniklerinden yararlanılır. Şu alanlar değerlendirilir: Gelişim, Zekâ, Görsel, İşitsel, Mekânsal algı, Okuma-Yazma, Matematik becerileri ve Davranış olmalıdır.

Psiko-Pedagojik Müdahale/Özel Eğitim

- Tanı ve değerlendirmeden elde edilen bilgilerle oluşturulan özel eğitim programları uygulanır.

- Program bireyselleştirilmiş olmalıdır.

- Her vakanın gereksinimine göre farklı yaklaşımlardan yararlanılır.

Yaralanılacak bazı programlar:

- Konuşma terapisi

- Problem Çözme Becerisini Geliştirme Teknikleri

- Aile terapisidir.

ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ ÇEKEN ÇOCUKLARIN AİLELERİNE ÖNERİLER

Eğer çocuğunuz okulda başarısız oluyorsa ve öğrenme güçlüğü tanısı konmuşsa;

- Öğretmeniyle ortak bir çalışma plânı geliştirin.

- Harfleri ters yazıyorsa: Harflerin yazılı olduğu kartlar hazırlayın.Yazarken kartlara bakarak doğru yazmasını ve hatalarını düzeltmesini sağlayın, yazma alıştırmaları yapın.

- Doğru hecelemekte, yazmakta zorlanıyorsa: Cümleleri, kelimeleri gruplara ayırın.Her gün belli bir grubu yazmasını sağlayıp çalıştırın.Bakmadan yazdırın, hatalarını düzeltip tekrar yazdırın ve okutun.

- Okumayı öğrenmede güçlük çekiyorsa:Okuma seviyesini tespit edin. Tümdengelim(bütünden parçaya)yöntemini kullanın.

- Matematik problemlerinde zorlanıyorsa: Matematik seviyesini tespit edin.Eski bilgilerini tekrarlatın, çok kısa basamaklar hâlinde yavaş yavaş ilerleyin.Çalışırken birden fazla duyuya hitap edin(görsel, işitsel, olay yaşayarak, dokunarak).

- Dikkati çabuk dağıldığından çalışmaları kısa tutun.

- Bir basamağı öğrendiğinden emin olmadan diğer basamağa geçmeyin, yavaş ilerleyin, öğrendiklerini karıştırmasına engel olun.

- Dikkati yoğunlaştırıcı etkinlikler yaptırın.(oyunlar, boncuk dizme, nesneleri gruplama, ayırma, düzeltme vb.)

- Hatırlamayı ve tekrarlamayı gerektirecek hafıza oyunları oynatın.

Eğer Çocuğunuz Okul Döneminde;

- Bazı harfleri yazarken karıştırıyorsa, ( p, b, d, g, h, y, z, s, u ) , (dağ, bağ)

- Bazı harfleri ters yazıyorsa ( b/d u/n p/b)

- Yazarken bazı harfleri ekliyor ya da unutuyorsa,

- Hecelerin yerini değiştirerek imla hataları yapıyorsa (file, elif)

- Saati, çarpım tablosunu, günleri ve ayları öğrenmede güçlük çekiyorsa,

- Sayıları eksik ya da fazla yazıyorsa ( 324 sayısını 30020, 286 sayısını 200806 olarak yazıyorsa).

ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ ÇEKEN ÇOCUKLARIN ÖĞRETMENLERİNE ÖNERİLER

- Çocuğun bireysel özelliklerini, kapasitelerini, sınırlılıklarını bilin.

- Aileyle diyalog hâlinde olun.

- Kullandığınız komutların basit, kısa ve net olmasına dikkat edin.

- Hafızaları zayıf olduğundan öğrendiklerinin bellekte kalıcı olmasını sağlamak amacıyla birden fazla duyuya hitap edin(görsel, işitsel, drama vb.).

- Ön sıralara oturtun sık sık jest ve mimiklerle katılımını sağlayın.

- Öğrenme güçlüğü gösteren öğrencinizi diğer öğrencilerinizle kıyaslamayın ve onu olduğu gibi kabullenin.

NERELERE BAŞVURABİLİRİM?

1. Adım: Okul rehber öğretmeni ile görüşme.

2. Adım: Hastanede tıbbi tanılama. (çocuk psikiyatrisi)

3. Adım: Eğitsel tanılama(Rehberlik ve Araştırma merkezleri)

4. Adım: Kaynaştırma ve\veya destek eğitim

Yaygın Gelişimsel Bozukluklar Destek Eğitimi

YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUKLAR

Yaygın Gelişimsel Bozukluklar, doğuştan ya da erken çocukluk döneminde başlayan, içinde bulunduğu dönemi ve daha sonraki gelişim dönemlerini birçok yönü ile ve önemli derecede olumsuz etkileyen bozukluklardır. YGB?da, gelişimin özellikle etkilendiği yönler dil, adaptif davranış, iletişim ve sosyal beceriler olup, bu alandaki hasarlar çok belirgin ve kalıcıdır. Bilişsel (zihinsel) gelişim ise bu grup altında bulunan bozuklukların çoğunda önemli oranda geridir. Amerikan Psikiyatri Birliği?nin DSM-IV sınıflandırma sistemine göre bu grup altında bulunan başlıca bozukluklar, Otistik Bozukluk, Rett Bozukluğu, Asperger Bozukluğu, Çocukluğun Dezintegratif Bozukluğu olarak sınıflandırılmıştır.

Asperger Sendromu

Asperger sendromu (AS) ya da Asperger bozukluğu, sosyal etkileşimde zorluklar ve stereotipik ilgi ve etkinliklerle tanımlanan otistik spektrum bozukluklarından (OSB) biridir.

Asperger sendromunun adı Avusturyalı çocuk doktoru Hans Asperger?den gelmektedir. Asperger, 1944 yılında, tedavi için gelen sözel olmayan iletişim becerileri olmayan, yaşıtlarıyla empati kuramayan ve fiziksel olarak sakar olan çocukları tanımlamıştır. Elli yıl sonra AS Hastalıkların ve İlgili Sağlık Sorunlarının Uluslararası İstatistiksel Sınıflaması'nda (ICD-10), ve Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal Sınıflandırması'nda (DSM-IV) Asperger bozukluğu olarak tanınmıştır.

Otizmde bulunan bir takım özellikler Asperger sendromunda da görülmektedir. Ancak Asperger sendromu, otistik grup içinde bir alt-grup olarak kabul edilmekle birlikte kendi tanı kriterleri mevcuttur.

Asperger Sendromu'nun Otizm'den Farkı Nedir?

Asperger Sendromu'nda zeka, daha çok 'normal' olarak tanımlanan sınırlar içindeyken, Otizm vakalarında mental retardasyon (zeka geriliği) daha sık görülmektedir.

Asperger Sendromu'nda daha geniş ve bilgi kaynaklı ilgi alanına rastlanırken, Otizm vakalarında sıralama ve sayma gibi daha monoton ilgi alanları vardır. Ayrıca Asperger vakalarında dil gelişiminde gecikmeye rastlanılmamaktadır.

Tanı

Tanı genellikle dört ile on bir yaş arasında konur. Nörolojik ve genetik değerlendirme, bilişsel ve psikomotor işlevleri ölçen testler, sözel ve sözel olmayan güçlü ve güçsüz yanları, öğrenme tarzını ve bağımsız yaşama becerilerini ölçen testler yardımıyla yapılr.

Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından oluşturulmuş DSM-IV Tanı Ölçütleri El Kitabı?na göre Asperger Sendromu tanısını koyabilmek için aşağıdaki özelliklerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

A. Aşağıdakilerden en az ikisinin varlığı ile kendini gösteren toplumsal etkileşimde nitel bozulma:

1. Toplumsal etkileşim sağlamak için yapılan el-kol hareketleri, alınan vücut konumu, takınılan yüz ifadesi, göz göze gelme gibi birçok sözel olmayan davranışta belirgin bir bozulmanın olması

2. Yaşıtlarıyla gelişimsel düzeyine uygun ilişkiler geliştirememe

3. Diğer insanlarla eğlenme, ilgilerini ya da başarılarını kendiliğinden paylaşma arayışı içinde olmama (örn. İlgilendiği nesneleri göstermeme, getirmeme ya da belirtmeme)

4. Toplumsal ya da duygusal karşılıklar vermeme

B. Aşağıdakilerden en az birinin varlığı ile kendini gösteren davranış, ilgi ve etkinliklerde sınırlı, basmakalıp ve yineleyici davranış örüntülerin olması:

1. İlgilenme düzeyi ya da üzerinde odaklanma açısından olağandışı, bir ya da birden fazla basmakalıp ve sınırlı ilgi örüntüsü çerçevesinde kapanıp kalma

2. Özgül, işlevsel olmayan, alışageldiği üzere yapılan gündelik işlere ya da törensel davranış biçimlerine hiç esneklik göstermeksizin sıkı sıkıya uyma

3. Basmakalıp ve yineleyici motor mannerizmler (örn. parmak şıklatma, el çırpma ya da burma ya da karmaşık tüm vücut hareketleri)

4. Eşyaların parçalarıyla sürekli uğraşıp durma

C. Bu bozukluk, toplumsal, mesleki alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında klinik olarak belirgin bir sıkıntıya neden olur.

D. Dil gelişiminde klinik açıdan önemli genel bir gecikme yoktur (örn. 2 yaşına gelindiğinde tek tek sözcükler, 3 yaşına gelindiğinde iletişim kurmaya yönelik cümleler kullanılmaktadır).

E. Bilişsel gelişmede ya da yaşına uygun kendi kendine yetme becerilerinin gelişiminde, uyumsal davranışta (toplumsal etkileşim dışında) ve çocuklukta çevreyle ilgilenme konusunda klinik açıdan belirgin bir gecikme yoktur.

F. Başka özgül bir Yaygın Gelişimsel Bozukluk ya da Şizofreni için Tanı Ölçütleri karşılanmamaktadır.

Genetik Yatkınlık

Asperger Sendromu?nun genetik bir temeli olduğu birçok araştırma tarafından desteklenmiştir.

Tipik Aspergerli çocuğu olan ailelerde babaların % 14'ü, annelerin de % 4'ü AS tanısı almışlardır. Otistik çocukların aileleri incelendiğinde anne ve babaların % 2'si, kardeşlerin % 4'ü kesin AS tanısı almıştır.

AS'nin kesin nedeni bilinmemektedir.

Asperger sendromunu, beyin gelişimini etkileyen değişik fiziksel etkenlerden kaynaklanabileceğini belirten güçlü kanıtlar bulunmaktadır. Duygusal yoksunluk ya da ebeveynlerin verdiği eğitime bağlı değildir.

Tedavi

Verilecek eğitimlerden önce toplumun bu konuda biliçlendirilmesi gerekmektedir. Hastalıklarından ötürü bu tür uç davranışlar gösterebilen çocukları ve bireyleri etiketlememeliyiz ve onları 'öteki' olarak görmemeli, dışlamamalıyız. Destek olarak, başarılarında motive ederek onları yüreklendirmeliyiz. Asperger sendromu olan kişiler sıkça ortalama veya ortalama üstü zekaya sahiptir. Bunun için Asperger sendromu olan bir çocuk normal okula gidebilir. Doğru destek ve cesaretle ilerleyip, eğitimlerine devam edebilir ve iyi bir iş sahibi olabilirler. Bununla birlikte;

- İşitsel, Görsel ve Hareket Metodları

- Odaklanma Dikkat Metodu

- Bireysel özel eğitim,

- Konuşma ve dil terapisi,

- Aile toplantıları,

- Aile eğitimi,

- Aile psikoterapi seansları,

- Çocukla ilgilenen kişilerin eğitimi, hastalığın tedavisi için son derece önemlidir.

Zihinsel Engelliler Destek Eğitimi

ZİHİNSEL ENGELİN TANINMASI VE SINIFLANDIRILMASI

Zekâ, zihnin birçok yeteneğinin uyumlu çalışması sonucu ortaya çıkan yetenekler birleşimidir. Zihnin algılama, bellek, düşünme, öğrenme gibi birçok işlevini içermektedir

1. ZİHİNSEL ÖZÜR ( MENTAL RETARDASYON)

ZİHİNSEL YETERSİZLİĞİ OLAN BİREY:

Zihinsel işlevler bakımından ortalamanın iki standart sapma altında farklılık gösteren, buna bağlı olarak kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerinde eksiklikleri ya da sınırlılıkları olan, bu özellikleri 18 yaşından önceki gelişim döneminde ortaya çıkan ve özel eğitim ile destek eğitim hizmetlerine ihtiyaç duyan bireydir.

HAFİF DÜZEYDE ZİHİNSEL YETERSİZLİĞİ OLAN BİREY:

Zihinsel işlevler ile kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerinde hafif düzeydeki yetersizliği nedeniyle özel eğitim ile destek eğitim hizmetlerine sınırlı düzeyde ihtiyaç duyan birey,

ORTA DÜZEYDE ZİHİNSEL YETERSİZLİĞİ OLAN BİREY:

Zihinsel işlevler ile kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerindeki sınırlılık nedeniyle temel akademik, günlük yaşam ve iş becerilerinin kazanılmasında özel eğitim ile destek eğitim hizmetlerinduyan birey,

AĞIR DÜZEYDE ZİHİNSEL YETERSİZLİĞİ OLAN BİREY:

Zihinsel işlevler ile kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerindeki eksiklikleri nedeniyle öz bakım becerilerinin öğretimi de dâhil olmak üzere yaşam boyu süren, yaşamın her alanında tutarlı ve yoğun özel eğitim ve destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan birey olarak tanımlanmaktadır.

Zihinsel özür, ülkemizde yaygın olarak karşılaşılan özür gruplarından birisidir. Çocuğunuzun zihinsel özürlü olmasına neden olan çeşitli etmenler vardır. Bunlar dört grupta incelenebilir:

1.Doğum öncesi

• Gebeliğin özellikle ilk üç ayında uzun süren yüksek ateş,

• Gebelik döneminde geçirilen çeşitli hastalıklar, • Gebelikte doktor denetimi dışında ilaç kullanımı,

• Alkol, sigara ve benzeri madde kullanımı, • Annenin kansızlığı, • Annenin geçirdiği bazı kronik hastalıklar (hipotroidi vb ),

• Yetersiz ve dengesiz beslenme, • Gebelik sırasında geçirilen kazalar.

2.Doğum sırası

• Doğum sırasında çocuğun oksijensiz kalması (anoksi), • Zor ve uzun süren doğum, • Doğum sırasında beyin zedelenmesi, • Erken doğum, • Düşük doğum ağırlıklı bebek.

3.Doğum sonrası

• Yeterli miktarda anne sütü almaması, • Çevre kirliliğine maruz kalması, • Uyaran eksikliği, • Demir eksikliği, • Merkezi sinir sisteminin enfeksiyon hastalıkları (menenjit gibi), • Metabolik hastalıklar (fenilketonüri, hipotroidi vs), • Geçirilen kazalar sonucu beyin zedelenmesi.

4.Genetik nedenler

• Akraba evlilikleri (ailede zihinsel özürlülük nedeni olan genlerin varlığında hastalık ortaya çıkar),

• Kromozom hastalıkları (Down Sendromu gibi).

PROGRAMIN GENEL AMAÇLARI

Bu program ile bireylerin;

1. Bağımsız yaşam becerileri kazanmaları,

2. Öz bakım ve günlük yaşam becerilerini kazanmaları,

3. Psikomotor becerilerini geliştirmeleri,

4. Dil ve konuşma becerilerini geliştirmeleri,

5. Sözlü ve yazılı anlatım becerilerini geliştirmeleri,

6. Sosyal ve toplumsal uyum becerilerini geliştirmeleri,

7. Bilişsel hazırlık becerilerini geliştirmeleri, beklenmektedir.

2-ZİHİNSEL ÖZRÜN TEŞHİSİ

• Tıbbi açıdan değerlendirmeler yapılır; kişinin beyninin öğrenme, problem çözme ve IQ veya entelektüel fonksiyonlarını yerine getirme yeteneği genellikle IQ testleri ile ölçülür. Ortalama puan 100 dür. 70-75′in altında puan alanlarda zihinsel özür vardır.

• Eğitimsel açıdan değerlendirmeler yapılır; kişinin bağımsız olarak yaşamak için ihtiyaç duyulan becerileri yerine getirip getiremediği(adaptif davranışlar veya adaptif fonksiyonlar) incelenir. Bu becerilere örnek verirsek, giyinme, kendi kendine yemek yeme gibi günlük yaşam aktiviteleri, anlama ve cevap verme gibi iletişim becerileri, aile üyeleri, yetişkinler ve yaşıtları ile sosyal becerileri değerlendirilir.Zihinsel özürlü bir çocuğun kesin tanısı ve özür durumunun değerlendirilmesi birçok bilim dalının (multidisipliner) incelemesiyle yapılır. Zihinsel gelişme geriliği çocuğun yaşıtlarına göre algılama, problem çözme, bellek, soyut düşünme yeteneği, neden sonuç bağlantısı kurabilme, gerçeği değerlendirme, yargılama, anlama ve anlatabilme, öğrenme gibi bilişsel yeteneklerinde eksiklik, yetmezlik ya da bozukluk olması ile belirlenir. Zihinsel özürlülüğün birçok belirtisi vardır. Başlıcaları şunlardır:

• Oturmayı, emeklemeyi ve yürümeyi diğer çocuklardan daha geç öğrenebilirler. • Konuşulan dili anlamada güçlük yaşayabilirler. • Konuşmayı daha geç öğrenebilirler. Sınırlı sözcük dağarcıkları ile dikkati çekerler . • Sesleri doğru olarak çıkarabilme (artikülasyon) ile ses bozuklukları ve kekemelik görülme sıklığı normal gelişim gösteren çocuklara göre daha fazladır.

• Hatırlamada zorlanabilirler. • Anlamada güçlükleri olabilir. • Sosyal kuralları anlamada güçlük çekebilirler. • Problem çözmede zorlanabilirler. • Mantıklı düşünmede zorlanabilirler. • Dikkat süreleri kısa olabilir. • Okuma-yazma, matematik gibi akademik becerilerde güçlükler görülebilir. • Kendi başlarına karar verme ve uygulamada zorlanırlar. • Yetişkin tarafından yönlendirilmeye gereksinim duyarlar. Yeterli destek verildiğinde, zihinsel özürlü çocukların çoğu öğrenebilir, gelişebilir ve büyüyebilir. Zihinsel özürlü çocuklar toplumdaki diğer çocuklardan farklıdır. Bu farklılığın zihinsel bir özür olduğunu söylemek için, çeşitli testler kullanılır. Bu testler ile bireyin/çocuğun düşünme, öğrenme ve sorun çözme ile ilgili yetenekleri ölçülür.

Zeka Özrünün Sınıflandırılması

A- Hafif düzeyde zihinsel gelişme geriliği : IQ düzeyi 50-55 ile yaklaşık 70 arası.

B- Orta düzeyde zihinsel gelişme geriliği : IQ düzeyi 35-40 ile yaklaşık 50-55 arası.

C- Ağır düzeyde zihinsel gelişme geriliği : IQ düzeyi 20-25 ile yaklaşık 35-40 arası.

D- İleri derecede ağır zihinsel gelişme geriliği : IQ düzeyi 20-25′in altında.

Yukarıda verilen sınıflandırmalar tek başına çocukların değerlendirilmesinde yeterli değildir .

3- ZİHİNSEL ÖZÜRLÜ BİREYLERE SAHİP AİLELERE GENETİK DANIŞMA

Genetik hastalıklar çok çeşitlidir ve büyük bölümünde zihinsel özürlülük gözlenir. Bu nedenle çocuğunuzda, akrabalarınızda ağır seyreden zihinsel özürlülük varsa; gelişimi ve davranışları diğer yaşıtlarına göre farklı ise (Örneğin üniversiteler bünyesinde bulunan) bir genetik merkezine başvurmanız gerekir.

Genetik merkezine başvurmanız gereken durumlar;

• Ailenizde ve yakın akrabalarınız arasında nedeni bilinmeyen zihinsel özürlü bireyler var ise,

• Önceki çocuklarınızda Down Sendromu gibi kromozom bozuklukları nedeniyle oluşan hastalıklar var ise

• Çok sayıda (2 ve daha fazla) düşük yaptıysanız,

• Tüm gebelikleriniz düşük ya da ölü doğumla sonuçlanıyorsa,

• Nedeni belirlenemeyen büyüme düzensizliği var ise,

• Nedeni belirlenemeyen cinsel organ, göğüs gelişim bozuklukları var ise,

• Gebe olma yaşınız 35 ve daha üstü ise,

• Anne ya da babada bilinen bir kromozom ya da gen düzensizliği var ise,

• Ailenizde zihinsel ve gelişim özürlü bireyler var ve siz akraba evliliği yapmış iseniz,

• Gebeliğiniz sırasında anne karnındaki bebeğin ultrason ile değerlendirilmesinde bir problem ile karşılaşılmış ise.

Eğer yukarıdaki maddelerden en az biri sizde bulunuyorsa bir genetik merkezine başvurun.

Gebelik döneminde anne karnındaki bebeği (fetus) çevreleyen zar ya da sıvıdan ultrason eşliğinde alınan bir miktar parça/sıvıda genetik testler yapılır ve doğacak olan bebeğinizin test edilen hastalığa sahip olup olmadığı söylenir. Eğer bebeğiniz hasta doğacak ise nelerle karşılaşacağınız genetik uzmanlarınca size anlatılır ve yardımcı olunur. Doğum sonrasında yapılan genetik analizlerde, kolunuzdan alınacak ufak bir miktar kan ile genetik testler yapılır ve sizlere ilgili hastalık hakkında bilgi verilir.

Anne-baba adayları, akraba evliliği yapmamış olsalar bile, zihinsel özürlülüğe yol açan risklerin olup olmadığını araştırmalı ve ilgili testleri yaptırmayı ihmal etmemelidirler. Çünkü testlerle ortaya konacak olan durumlarda erken tanı ve tedavi ile birçok zihinsel özürlülük önlenebilir. Bu testlerin bir kısmı annenin gebeliği döneminde yapılır.

Sağlıklı çocuklar ve sağlıklı bir toplum için; üniversiteler bünyesindeki genetik danışmanlık merkezleri/servisleri ile ilişki içerisinde olun.

4- ÇOCUĞUN İZLENMESİ

Zihinsel özürlü çocukların da yenidoğan bebekler gibi bir sağlık kuruluşunda büyüme ve gelişme, beslenme ve aşılarının düzenlenmesi açısından izlenmesi gerekir. Uygun beslenmemesi durumunda mevcut sorunlarına beslenme bozuklukları da eklenebilir. Ayrıca, beslenmenin de zihinsel gelişimle ilişkisi vardır. Bebeğinizin yutma sorunları varsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz. Aşılar, her çocuğun enfeksiyon hastalıklarından korunması için önemlidir. Ancak bakım, beslenme sorunu olan ve enfeksiyonlara daha duyarlı olan zihinsel özürlü çocuklarda daha da önemlidir. Bu nedenle, aşılarının zamanında yapılması gerekmektedir. Aksi durumda enfeksiyon geçirirlerse, mikroorganizmalar ve yüksek ateş, zihinsel gelişimini olumsuz etkiler.

5- ZİHİNSEL ÖZÜRLÜLERDE GÖRÜLEBİLECEK SAĞLIK PROBLEMLERİ

• Zihinsel özürlü bebeklerin/çocukların oturmasını, dönmesini ve yürümesini zorlaştıran kas tonusundan (gerginliğinden) ileri gelen sorunlar olabilir.

• Beslenme, yutma, kusma, mide ve barsaklarda sorunları olabilir.

• Görme ve /veya işitme sorunları olabilir (Doğuştan katarakt gibi).

• Kemiklerinde ve eklemlerinde sorunlar olabilir. Dişleri geç çıkabilir.

• Kalpte ritim bozuklukları görülebilir. Troid bozuklukları olabilir.

• Solunum yolları, kulak, akciğer rahatsızlıkları soğuk ve enfeksiyonlara karşı dirençlerinin düşük olması nedeniyle oluşabilir.

• Havale geçirebilir.

Bütün bu bulguların bir ya da daha çoğunun zihinsel yetersizliğe eşlik etmesi, sorunu daha da ağırlaştırır, baş etmeyi güçleştirir. Çocuğun var olan sorunlar açısından ilgili uzmanlar tarafından muayene edilmesi ve gerekenlerin yapılması ihmal edilmemelidir. Ayrıca, zihinsel özre eşlik eden sağlık sorunlarına travmalar, zehirlenmeler gibi yeni sorunlar da eklenebilir. Yeni özürlülük durumları ortaya çıkabilir. Bu nedenlerle “çok destekli, çok yönlü, düzenli, aralıksız” izleme zorunludur. Ancak, kaliteli bir izleme sonunda en üst düzeyde başarıya ulaşmak için öncelikle, tanısının doğru konması, sorunun boyutlarının iyi belirlenmesi ve uygun eğitim programları ile rehabilitasyon programlarının uygulanması gerekmektedir.